INTEGRAL DERMO CORRECTION
Endokrinolog Dr. Eric Dupont SIK SORULAN SORULAR

1- Dr Dupont kimdir?
Dr. Dupont Fizyoloji ve Endokrinoloji’de doktora, Nöro-Endokrinolojide post-doktora derecesine sahiptir. Fizyoloji alanındaki çalışmaları, insan vücudundaki mekanizmayı daha iyi anlamasını sağlamıştır. 15 yaşındayken yaz tatillerinde amcası Dr. André Dupont için laboratuvarda araştırmalar yaparak ilk işine başlamıştır. O süre zarfında, amcasına prostat kanseri tedavisindeki bulgularıyla yardım etmekteydi. O anda aniden tutkusunu ve hayatının çağrısının bilim, buluşlar ve araştırmadan geçtiğini keşfetti.
IDC öncesinde, 2 halk yaşamı bilimi şirketi eş kuruculuğu yaptı: ÆTERNA ZENTARİS (AEZ), ve Atrium Innovations (ATB), Kuzey Amerika’da öncü firma olup, çok uluslu endüstrilere aktif madde, besin takviyeleri ve “nutraceuticals” sağlamışlardır.
2007 yılında Dr. Eric Dupont ve erkek kardeşi Luc Dupont, yeni bir adım atmaya karar verdiler: cilt yaşlanmasına bütünleyici bir yaklaşım sunan cilt bakımı serisi yaratmak. 5 yıllık araştırmanın ardından sonunda, Integral Dermo Correction’ın kısaltması IDC™, “International Doctors Collaboration” (Uluslar arası Doktorlar İşbirliği)’dan doğdu.

2-Bir Endokrinolog olarak dermatolojik bir ürün yaratma fikri nereden doğdu?
Temel Endokrinoloji ve fizyoloji alanında çalışmaları ile Dr. Dupont hem endokrin
hem de fizyolojik sistemler üzerine, anormallikler ve hastalıklar üzerine, spesifik salgılar olan hormonlar üzerine uzun saatler harcadı. Aynı zamanda büyüme, üreme, farklılaşma gibi gelişen olayların yanı sıra, metabolizma koordinasyonu, solunum, boşaltım, hareket, üreme ve duyusal algıların kimyasal ipuçlarını, özelleşmiş hücrelerce salgılanan ve sentezlenen maddeler ile çalıştı.

Basitçe, insan vücudu fizyolojisini ve onun en büyük organını öğrendi: cilt.

Uzun yıllar boyunca, dünyanın en büyük kozmetik üreticilerine etken maddeleri sağladı. Bilime dayalı bilgisi ve altyapısı, dünyaca tanınan kozmetik liderleri ile etkileşimdeyken boşlukları görebilmesini sağladı. Dermatoloji temelleri ve yaşlanma mekanizmalarını iyi tanıması sonucu, Dr. Dupont kozmesötik bilimde kendini ispatlamaya karar verdi. Bir seferde daha fazla yaşlanma mekanizmasını akıllı, etkili, güvenli bir şekilde, aktif etken ve moleküller kullanarak etkilemeyi hedefledi. Medikal alandaki deneyiminin yanısıra farmasötik, “Neutraceutical” ve kozmesötik endüstrilerindeki yıllar boyunca tecrübesi, gerçekten yenilikçi ve etkili bir kozmetik ürün serisini eşsiz bir yöntemle geliştirmesini sağladı. Yaşlanmaya, bir kaç cilt mekanizmasını hedefleyen bir fenomen olarak bakarak, bir kaç aktif etkeni kullanmak (kozmetik endüstrisinde tipik olarak düşük konsantrasyonlarda kullanılan) yerine, Dr. Dupont bu konuya bir sağlık sorunu olarak bakıp, cilt yaşlanmasından sorumlu bütün mekanizmalara gönderme yapmıştır.
Araştırmaları cilt yaşlanması ile 16 mekanizmanın ilgili olduğunu, ve farklı konsantrasyonlarda spesifik moleküller ile bunlara eşzamanlı gönderme yapılması gerektiği, cildin fonksiyonuna etki etmesi ve yıllarca genç görünmesi ispatlanmıştır.

3- Son 10 yılda dermokozmetik pazarında izlenen gelişmeleri nasıl gözlemliyorsunuz, Sizin sunduğunuz yeniliğin farkları nelerdir?
Bilginin yayılması, teknoloji ve bilimdeki ilerlemeler hiçbir zaman bu hızda olmamıştı. Endüstrinin cildin fizyolojik süreçleri üzerine algısı son yıllarda ilerledi. Bu yüzden daha sofistike kozmetik ürünler pazarda yerini aldı. Cilt yaşlanması birbiri üzerine açıkça etkisi olan bir çok mekanizmadan oluşan kompleks bir süreçtir. Kapsamlı bütünleyici bir çözüm, cildin korunabilen iyileşmesi için gereklidir. IDC’nin patentli teknolojisi Regen-16, eşzamanlı olarak cilt yaşlanmasına ekili 16 mekanizmayı hedefleyen bütünleşik bir strateji sunan tek teknoloji olarak, 2010 yılında bilimsel bir makalede yayınlandı: “Cosmetics ve Toiletries”(Kozmetikler ve Makyaj Malzemeleri). Bu bütün IDC ürünlerinin özüdür. Bu bağlamda birçok tamamlayıcı etken daha spesifik ihtiyaçlar için eklenmiştir. Majör etken maddeler diğer etkenler ile kombine olarak, klinik çalışmlalarla etkinliği ispatlanmış konsantsantrasyonlarda kullanılmıştır; total üzerinde %43’e varan bu oran, rakiplerinde % 1-10 aralığındadır.
4- Cilt neden yaşlanır?
Kronolojik yaşlanma doğal olarak zaman geçmesinden kaynaklanır. Aktinik (kimyasal) yaşlanma çevresel faktörlerden kaynaklanır. Hormonal yaşlanma, menopozdan kaynaklanan hormonal değişimlerle aktifleşir.
Kronolojik yaşlanma normalde 20’li yaşlarımızın ortalarında başlar. Aynı zamanda doğal yaşlanma süreci olarak da bilinir. Ölü cilt hücreleri çabuk dökülmez ve yeni cilt hücreleri gelişi biraz azalabilir. Ciltteki kolajen üretimi yavaşlar ve cilt elastikiyetini yitirir. Yaşlanma mekanizması dengesi değişir ve ciltte kırışıklık, ince çizgiler gibi görünür yaşlanma işaretleri görülmeye başlar.

İkincil faktörlerin, ya da çevresel yaşlanma faktörlerinin bir kısmı genellikle yaşlanma süresince birlikte çalışarak cildin premature yaşlanmasına neden olur. Prematür yaşlanma güneş, kirlilik, uygusuzluk ve kötü alışkanlıklardan kaynaklanır.

Hormonal yaşlanma, kadınların cildinde menopoz süresince oluşan değişiklikler anlamına gelir, genelde “hızlı ileri yaşlanma” olarak adlandırılır.

IDC™ cildin yaşlanmasından sorumlu 16 mekanizmayı tespit etmiş ve ürünlerinde spesifik molekülleri kullanarak her formda yaşlanmadan etkilenen bütün bu mekanizmalara gönderme yapan tek bir entegre teknoloji üretmiştir.

5- Sadece nemlendirici ve temizleyiciler ile yaşlanmanın önüne geçilebilir mi? Son zamanlarda sıklıkla adı geçen serumların anti-aging bakımında etkileri nelerdir?
Belirli bir seviyede yaşlanma yüz temizleyiciler ve nemlendiriciler kullanılarak önlenebilir. Bu ürünler “önleme”yi hedef alır, bu demek oluyor ki cilt genç olmalı (20-25 yaşında) ve yaşlanmakta olmamalı. 25-35 yaş aralığında aktif etken maddler ciltteki ilk yaşlanma belirtilerini ertelemek için kullanılmalıdır. 35 yaş civarı, “önleme” nin yerini “hareket” ve “tedavi” almalıdır. Cildi tedavi etmek için en iyi yol, nemlendiricilerin yanı sıra cilde konsante serumlar uygulamaktır. Bu serumlar daha yüksek oranda aktif madde içerirler ve bu yüzden standart yüz kremlerine göre yaşlanma izlerinde daha büyük etkiye sahiptirler. Şunun altını çizmek önemlidir; klinik testler herhangi bir serumun etkinliğini ve klinik yararlarını açıkça göstermek açısından önemlidir. Her üretici kendi ürününün etkinliğini yayınlamak ve halka açmak sorumluluğuna sahiptir. “Kozmetik ve Makyaj Malzemeleri” bilimsel dergisinde IDC’nin dört uluslar arası çalışması özetlenmiştir.

6- Kişilerin cilt rengi ile yaşlanma süreci arasında doğru orantı var mıdır?
Evet. Cilt, pigmentasyon, melanin ya da mesodermal hücreler dediğimiz yapılara sahiptir. Melanositlerden kaynaklanan melanin, güneş ışınlarından gelen UV ışınlarının potasiyel tehlikelerini absorbe eder. Daha koyu cilt tiplerinde melanin, UV ışını maruziyetinden kaynaklı yaşlanma hasarına karşı koruma sağlar. Güneşe karşı bu doğal koruma cilde daha az zarar, daha az yaşlanma belirtisi ve daha az cilt kanseri ihtimali anlamına gelir.

Son çalışmaların örneği olarak, Afro-Amerikan, Asyalı, Filipinli, Endonezyalı ve Havai yerlilerinde görülen melanomalar , ciltte daha az pigment içeren bölgelerde,( avuç içi, ayak tabanı, mukoza membranlar ve tırnak bölgeleri gibi) yüzde 60-75 oranda görülmektedir. Bu da gösteriyor ki melanin ciltte güneşin yıkıcı etkilerini karşı koruma sağlayan yapıdır.

Başka bir örnek de Güney Afrika’da en yaygın kanser olan cilt kanseri, yılda 20.000 vaka olarak rapor edilmektedir. Güney Afrika, ağırlık olarak beyaz ırk popülasyonuna sahiptir ve Avustralya’dan sonra en yüksek 2. cilt kanseri oranına sahiptir. 700’den fazla Güney Afrika’lı her yıl cilt kanserinden ölmektedir. Avustralya’da her 3 kişiden 2’sine 70 yaşlarına ulaştığında cilt kanseri tanısı konmaktadır. Bu da gösterir ki daha açık cilt tonuna sahip kişiler, ya da ciltte daha az melanine sahip olanlar, ciltte UV ışınlarının zararlı etkileriyle savaşacak donanıma sahip değildir ve cilt kanserine daha açıktır. Bu nedenle açık cilt rengine sahip kişilerin ciltlerini geniş spektrumlu UVA-UVB SPF’li, IDC Hydra-Seal SPF 25 gibi nemlendiriciler ile korumaları daha önemlidir.

7- Sağlıklı yaşam için 20 yıldır çığır açan çözümler icat ediyorsunuz. Size göre sağlıklı yaşlanmanın sırları nedir?
Yaşlanma oldukça kompleks bir fenomendir ve bu çok yönlü doğal mekanizmaya gönderme yapan ve çözen bir prosedür geliştirmek oldukça komplekstir. Tabiki, genetik oldukça önemli bir faktördür ve biz insanların iyi genlere sahip olmak ya da olmamak üzerinde çok az gücümüz vardır. Fakat bazı anahtar elementler vardır ki, uygun şekillerde combine edildiklerinde cildin erken yaşlanması üzerinde çok büyük etkisi vardır. Örneğin, sağlıklı ve dengeli, uygun besin takviyeleri ile desteklenmiş bir diyet (örnek: probiyotikler, omega-3, vitamin D), egzersiz ile birlikte günlük bazda uygulandığında yaşlanma sürecini yavaşlatmak, akıl ve beden sağlığını korumak açısından yararlıdır.

Sağlıklı yaşama rutini benimsemek: sigarayı bırakmak, yeterli uyuyarak vücudun ve aklın dinlenmesini, stresli çevre ve insanlarla görüşmeyi azaltmak, relaksasyon/meditasyon yapmak, mümkün olduğunca beyni boşaltmak çok öenmlidir. Kişisel bakış açısından bakıldığında, rüyalarınızı gerçekleştirmenizi ve tutkularınızla bir hayat yaşamanızı tavsiye ederim. Bunlar sağlıklı yaşlanmak için anahtar elementlerdir.

8- Kozmetik ürünlerdeki aktif madde’nin miktarı neyi ifade eder? Bu oran ne kadar olmalı?
Bir formüldeki aktif etken miktarı toplam etkenler içinde son formülasyonda gerçekte aktivite gösteren konsantrasyon oranıdır. Bu etken maddeler son üründe kullanılmadan gerçek etkinlikleri açısından test edilmişlerdir.
Bir formülasyondaki aktif etken miktarı ya da konsantrasyonu ürünün iddiasına ve hedefine göre değişir. Dahası, gösterilen oran önemli değildir. Kozmetik şirketlerin bir çoğu gerçekte kullandıkları etken madde konsantrasyonlarını göstermiyorlar. İnanıyoruz ki ortalama %1-%10 arasıdır. Bununla birlikte, bir şirket sadece bir ya da 2 etken kullanarak %20 konsantrasyon reklamı yapabilir. Bir ya da iki etken için yüksek konsantrasyon göstermek, final ürünün aktivitesi ispatlamaz; çünkü her aktif etkenin önerilen bir kullanım konsantrasyonu vardır ve bu oranın üstüne çıkmak daha iyidir demek değildir. Birçok aktif etken kullanmak ve bunları önerilen seviyelerde kullanmak çok önemlidir; fakat aktif formülasyonun stabil ve güvenli kalması açısından olduşça zordur. IDC bir çok etkeni (ürünlerimizde 70’ten fazla etken kullanılmaktadır) oldukça yüksek konsantrasyonlarda (derin kırışıklarda %43 oranda aktif madde kullanacak kadar yüksek) kullanabilen, ve yaşlanmadan sorumlu bütün mekanizmaları hedef alan, güvenli ve stabil ürünler sunan tek şirkettir.
9- Erkek cildi kadın cildinden farklı mıdır? Erkek cildi kadın cildinden farklı bir bakım gerektirir mi?
Erkek cildi kadın cildinden çeşitli nedenlerden dolayı farklı bir bakım gerektirir. İlk olarak, erkek cildi kadın akranlarına göre yaklaşık olarak %25 daha kalındır, daha sağlam ve daha dirençlidir. Bu yüzden, cilt daha sıkı, esnek ve yumuşaktır. Bu karakteristikler erkek cildinin kadın cildine göre daha yavaş yaşlanmasını sağlar, fakat yaşa bağlı değişimler başladığında daha hızlıdırlar. Kırışıklıklar belirdiğinde genellikle daha derindirler. İkinci olarak, yağ bezleri testesterondan etkilendiği için erkekler daha yağlı bir cilde sahiptirler. Cilt gözenekleri genellikle genişlemiştir ve tıkanarak siyah nokta ve sivilceye yol açan enflamasyonlara yatkındır. Ayrıca, erkek cildi her gün traş olmadan kaynaklı mekanik bir iritasyona maruz kalır. IDC MEN serisi kremleri ve serumları eşsiz bir kozmetik aktif etken kombinasyonu ile erkek cildine özgü bütün bu problemlere çözüm üretecek şekilde spesifik formüle edilmiştir.

10- Yaşlanan ciltlerde enjeksiyon, botoks ve plastik cerrahi çözümleriyle etkin sonuçlar alınabiliyor. Siz 50 ve üzeri yaş ciltler için dermokozmetiklerle etkin çözümler alınabileceğine inanıyor musunuz? Ve buna paralel cilt bakımında farklı ihtiyaçları ve yönelimleri nelerdir Sizce?

3 çeşit cilt düzeltme çözümü vardır: invaziv, yarı-invazivi ve non-invaziv(invaziv olmayan). Bu 3 kategori birbirinden tamamen farklıdır. Dermokozmetikler ve kozmetikler cilt yaşlanmasına non-invaziv çözümlerin arasındadır. Cildin görünümünü yarı-invaziv(enjeksiyonlar) ve invaziv (cerrahi) çözümler gibi bir gecede değiştirmezler, fakat olgun cilt üzerinde bu metodlara iyi bir tamamlayıcı olurlar. Kadınlar bazen geçmişte iyi bakmadıkları için zarar görmüş ciltlerine enjeksiyon ve cerrahi çözümler ile yaklaşmaya meyilli oluyorlar. Yaşlanma belirtilerinin bu işaretlerine kolay çözümlerle yaklaşıyorlar. Açıkça, bir cilt bakım ürünü bu etkileri bir kaç gün içinde tersine çevirecek yetide değildir.

Buna ek olarak, cildi nemlendirmek ve mekanizmalarını dengelemek, bu prosedürler öncesi ve sonrası cildin iyi bakılması ve daha hızlı iyileşmesini sağlamak açısından önemlidir. Bu yüzden 50 yaş ve üstü kadınlar IDC serumu Ultim-age’ I seçtiler. Genç kadınların da cilt bakımı ürünlerini erken kullanmaya başlamaları yaşlılık işaretlerinden korunmalarını, invaziv ve invaziv olmayan çözümlerinden kaçınmaları açısından önemlidir. IDC’nin First Wrinkles, Anti-Wrinkle and Firming ve Hydra-Seal kremleri bunlar için mükemmeldir.

Gelecekte kozmetik ve dermokozmetik ürünler daha da etkili hale gelecekler. Bilgi ve yaşlanma mekanizmalarının anlaşılması, yeni topikal aktif moleküller ile IDC gibi şirketlerin eşsiz ve etkili topical tedaviler sunarak gelişmesine neden olucaktır. Enjeksiyon gibi yarı-invaziv tedaviler (dolgu ve botoks) geçtiğ,miz 10 yılda büyük bir popülerlik kazandı,ve gelecek tedavilerin karşılanabilirliği ve ulaşılabilirliğine üzerinde pozitif etkiye yol açtı. Botoks cilt kaslarının paralize olması ve rahatlaması, ince çizgi ve kırışıkların azalması etkilisine sahipken, dolgu maddeleri de derin kırışık ve çizgilere enjekte edilerek yaşlanma belirtileri azaltılması prensibine dayanır. Zamanla bu etkilerin yok olması, dermokozmetik ürünlere mükemmel bir tamamlayıcı olması yaklaşımını verir.

Trend devam ettikçe, Dr. Dupont invasive cerrahi çözümlerin geri döndürülemez olması açısından son alternative olarak düşünüleceğine inanıyor. Evet, hızlı ve etkili sonuçlar sunabilirler, fakat asıl problem cilt düzeltme çözümünün hala ilk halinde kalıyor olmasıdır.
11- Yaşlanmaya sebep olan en önemli dış etkenlerden biri de güneşin zararlı etkileri olduğu biliniyor. Güneşli günleri daha çok yaşayan Türk kadını cilt bakımında dikkat etmeleri gereken noktalar Size göre nelerdir?
Cildinizi UV radyasyonundan korumak çok önemlidir. UV ışınlarının yaşlanma sürecini yaşlanma mekanizmaları dengesini bozarak hızlandırdığı bilinen bir gerçektir. IDC protokolü, her iki konuyu da ele alarak Türk Kadınlarına ciltlerini UV ışınlarından korumak ve onarmayı öneriyor.
Güneşe maruz kalsanız bile cildinizin sağlıklı ve bakımlı olması için 3 adım var. İlk olarak, cildinizi fazla yağdan ve ölü hücrelerden arındırdığınıza “IDC Pearl Gentle Cleanser” kullanarak emin olun. Daha sonra, cilt düzenli bir şekilde Regen-16 serumları ile tedavi edilmeli ve beslenmelidir. 25-35 yaş aralığı %26 kozmetik aktif ile “İlk Kırışıklıklar” ı (First Wrinkles), 35-50 arası %37 aktif ile “Anti-Kırışık ve Sıkılaştırma”yı (Anti-Wrinkle and Firming), 50 yaş üstü %42 aktif ile Ultim-Age’i kullanmalıdır. Cilt Regen-16 teknolojisi aldıktan sonra, SPF 25 Hydra Seal ile korunmalıdır. SPF 25 Hydra Seal ürünümüz geniş aralıkta UV ışınlarına karşı korurken, cildin nemli ve korunmuş olmasını sağlar.
12- Yaşlanmama Ekonomisi Sizce nereye doğru gidiyor. Dermokozmetik pazarının önümüzdeki 5 yıl içindeki gelişimi hakkında ne öngörüyorsunuz?
Dermokozmetik pazarı çok hızlı değişiyor. Her zaman yaratılacak yeni içerikler ve moleküller vardır. Bu konuda bilgili olmak ve kendi formülasyonlarımıza adapte etmek en etkin cilt bakımı ürünlerini pazara sunmak açısından önemlidir. IDC dünyadaki yeni bileşikleri araştıran ve test eden bir araştırma ve geliştirme departmanına sahiptir. Buna kanıt, Derin Kırışık serumunun yeni formülasyonu orijinal versiyonundan %50 daha konsantre olmasıdır. Biz %29 konsantrasyona sahip ilk bileşenden %43 konsantrasyon içeren yeni fromülasyona ilerledik. “Deep Wrinkles Improved””(Derin Kırışıklıklar Geliştirilmiş)” yenilenmesi ile, endüstrideki en son molekülleri yaşlanma mekanizmalarını daha iyi etkileyecek şekilde kullanabiliyoruz.

Bu günlerde müşteriler kozmetik endüstrinin yapabildikleri ve yapamadıklarından haberdarlar. Müşteriler artık sadece kulaktan dolma ya da popüer ürünleri değil, ispatlanmış etkileri olan ve istenilen sonucu veren ürünleri alıyorlar. Kişiler artık daha talepkar ve eğitimli. Bu da biz üreticileri yüksek kalite be etkili ürünleri üretmek için araştırmaya, son ve daha önce görülmemiş teknolojiler kullanmaya sevk ediyor. Müşteriler ne istedikleri biliyor, onlar görünür sonuçlar istiyorlar. Kozmetik endüstrisi büyük bir hızla büyüyor, ve müşterilerine çığır açan yenilikler sunmak istiyor. Bu yüzden teknoloji de daha kompleks ve etkili ürünler ortaya koyuyor.

İnanıyoruz ki önümüzdeki 5 yılda, botoks dolgu gibi cildin erken yalşanmasına yarı-invaziv çözümler invaziv olmayan yöntemlerle (örneğin yüksek kalite Regen-16 serumları) kombine edilerek, cildin sadece iyi görünmesi değil sağlıklı olması da sağlanacaktır. Daha önce bahsettiğimiz gibi, yaşlanma bir çok yönü olan bir fenomendir ve bunu engellemek ya da geciktirmek için bir çözüm yeterli değildir. Non-invaziv ve yarı-invaziv prosedürler sağlıklı yaşam alışkanlıkları (beslenme, egzersiz vb.) ile birlikte cildin erken yaşlanmasına ve uzun süre genç görünmesini sağlamaya anahtardır.
13- Regen 16 formülünü geliştirirken endokrinolojinin Size sunduğu avantajlar oldu mu?
Endokrinoloji biyosentez, depolama, kimya ve hormonların fizyolojik fonksiyonları, endokrin bezleri ve bu dokuların salgılarıyla ilgilenen bilim dalıdır. Bu çalışmalar kontrol olarak verilen herhangi bir fonksiyona vücudun verdiği cevabı anlamakta yardımcı olmuştur. Bu insan vücudunun en büyük organı cilt için de geçerlidir. Endokrinoloji cilt yaşlanmasından sorumlu mekanizmaları anlamama ve bu işaretlerle savaşmam için en iyi teknolojiyi yaratmama yardımcı oldu.
14- Geliştirdiğiniz markanın teknolojisi olan Regen 16 ‘ya göre cilt neden yaşlanır?
Cilt yaşlanmasına neden 2 temel grupta toplanır. Cilt yaşlanması iç ya da dış faktörlerden kaynaklanabilir. İç faktörler, biyolojik ya da içten yaşlanma temel olarak cildin doğal yaşlanmasıdır. Yaşlanma süreci genlere kodlanmıştır ve bu yüzden genetiktir. Dış faktörler ya da dıştan yaşlanma güneş, çevre, kişi alışkanlıkları gibi dış etkenlerden kaynaklanır. Yaşlanmaya etki eden üçüncü bir grup da hormonal faktörler olabilir. Kadınlar menopoz sürecinde hormonal değişimlerden kaynaklanan değişimler yaşarlar.
15- Kişilerin cilt rengi ile yaşlanma süreci arasında doğru orantı var mıdır?
Cilt koyuluğu ve yaşlanma işaretlerinin görünürlüğü arasında bir ilişki olduğu bir gerçektir. Güneşlenme cilt yaşlanmasının ana etmenlerinden biri olarak kabul edilir. Koyu cilt daha çok melanin üretir, gün ışığı olmayan durumlarda bile, melaninin bir çeşidi olan eumelanin güneş ışınlarını bloke etmede etkilidir. Fakat, beyaz cilt sadece güneş ışığı varlığında melanin üretir ve UV ışınları epidermisin alt kısımlarında hasara yol açabilir. Melanin koyu ciltli insanlarda UV ışınlarına karşı doğal bir koruma sağlar. Buna zıt olarak açık tenli insanlar daha az korunur ve cilt kanserine daha açıktır. Albino’ların cildinde koruma yoktur.
16- Sağlıklı yaşam için 20 yıldır çığır açan çözümler icat ediyorsunuz. Size göre sağlıklı yaşlanmanın sırları nedir?
Sağlıklı yaşlanmanın ana sırrı öncelikli olarak cildi zararlı UV ışınlarından korumak, yani yaşlanmadan, kanserden ve diğer hastalıklardan kaçınmaktır. Tabi ki, genetik yaşlanma da önemli rol oynar, ancak mantıklı yaşam stili seçimleri uzun süre sağlıklı kalmak için gereklidir. Dengeli beslenme, egzersiz, meditasyon gibi basit seçenekler sağlığınızı pozitif olarak etkiler. Yaşam stiliniz aynı zamanda üstün bir ürün serisini, cildinizi beslemek ve tedavi etmek için içermelidir. Bu seri, aynı zamanda IDC™Hydra-Seal SPF 25 gibi iyi bir SPF cilt koruma kremi de içermelidir.
17- 8’i azalan 8’i artan yaşlanma nedenlerinden bahsediyorsunuz. Bunların kaynağı nedir, neden 16 da toplanıyor?
Yaşlanma oldukça kompleks ve bütün bir fenomendir. Cilt genç ve sağlıklıyken düzgünce çalışan birçok aktivite ve mekanizmayı içine alır. Zaman içinde, cilt UV ve diğer çevresel zararlara maruz kalırken, fiber sentezi gibi sağlıklı mekanizmalar verimliklerini yitirir. Oksidasyon gibi yıkıcı mekanizmalar artar. Biz basitçe cildin yaşlanmasından sorumlu bu 16 mekanizmayı hedef alıyoruz. Bizim çizgimiz bu problemli bütünlüğe gönderme yapar; IDC “Bütünleyici Cilt Yenileme” anlamına gelir.
18- Regen 16 formülü içindeki 16 aktif maddeyi bir araya getiren ilk Siz misiniz? Ve bunların cilt üzerindeki etkileri nelerdir?
Dr. Dupont ve arkadaşlarının 16 mekanizma üzerinde birden çalışan, birçok aktif maddeden oluşan ilk ve tek anti-aging kompleksi geliştirmesi yıllarını almıştır; bu yüzden REGEN-16 patentli teknolojisi ile IDC serisini, dünyanın ilk ve tek anti-aging yaklaşımı olarak tanıtıyoruz. Bu icat, IDC, bu teknoloji ile anti aging’e gönderme yapan ilk ve tek teknolojidir. Aşağıda ‘REGEN-16’ kullanımının mekanizması ve cilde yararları kısaca verilmiştir:
Mekanizma Yararları
Hidrasyon Daha yumuşak ve genç görünen bir cilt için nemlendirir
Bariyer Fonksiyonu Kuru ciltten kaynaklanan kaşınmayı rahatlatır
Oksidasyon Cildin yaşlı görüntüsünü ve fotoyaşlanmayı azaltır
DNA zararı & onarımı Sağlıklı hücreleri koruyarak cildin prematür yaşlanmasını önler
Enerji Hücrelere yeterli ve sürekli bir enerji takviyesi sağlarken, fonksiyonlarında metabolizmalarının daha akif ve reaktif olmalarını sağlar
Oksijenlenme Cildin
Bağışıklık Cildin dış etkenlere karşı daha iyi korunmasını ve canlı görünen cildi teşvik eder

Pigmentasyon Cilt tonunu dengeler ve yaşlanma lekelerinin görüntüsünü azaltır
Keratinazyon Cildi yumuşatır, yumuşaklığını geri kazandırır
Cilt kohezyonu ve değişimleri Kırışık görünümüyle savaşır ve kutanöz yapıyı güçlendirir
Hücre ankorajı
Cildi sarkmalara karşı güçlendirir
(Protein Modifikasyonları) Cildi daha az kırılgan, daha yumuşak yaparken daha iyi bir hücre yenilenmesi sağlar
(ECM Sentezi) Hücre Dışı Matrisini, ve onun kolajen, elastin fiber gibi bileşenlerini korur.
(ECM Proteloizi) Cilt elastikiyetini ve direncini iyileştirir.
(Enflamasyon) Cilt kızarıklığını azaltır ve cildi inflamatuar reaksiyonlardan korur.
(Mikrosirkülasyon) Cildin şişkin görüntüsünü ve siyah çemberleri azaltırken, dokuların boşaltımını arttırır.

19- Tek formülasyonda % 42 aktif madde içeriğiyle Dünyadaki ilk ve tek formülü sunuyorsunuz. Bu oran bize neyi ifade ediyor? Diğer kozmetikler bu orana neden yaklaşamıyor?
Aktif maddeler cildin yapısına ya da fonksiyonuna etki eden maddelerdir. Bir formüldeki aktif madde konsantrasyonu bütün etkenlerin içindeki miktarın yüzdesidir, ve cilt üzerinde pozitif etkileri vardır. Kullanılan miktar iddiaya ve ürünün hedefine göre değişir. Bu miktarın görüntülenmesi önemli değildir, çünkü yüksek konsantrasyon ürünün etkili olacağı anlamına gelmez. Bütün etkenlerin tavsiye edilen bir kullanım konsantrasyonu vardır ve daha fazla kullanmak daha yararlı olacak demek değildir. Bu yüzden kullanılan etken sayısı da göz önüne alınmalıdır. IDC bir çok etkeni (ürünlerimizde 70’ten fazla etken kullanılmaktadır) oldukça yüksek konsantrasyonlarda (derin kırışıklarda %43 oranda aktif madde kullanacak kadar yüksek) kullanabilen ve yaşlanmadan sorumlu bütün mekanizmaları hedef alan tek şirkettir.
20- Yaşlanmaya karşı çözüm sunduğunuz Dünya üzerinde ki en son teknolojiyi sunan formülünüzün etkinliği kanıtlayan çalışmalar dan bahseder misiniz?
Farmokolojik bakımdaki son buluşlar bir çok ilacı eş zamanlı kullanarak farklı mekanizmaları hedefleyen kombine terapilere yönelik bir trend başlatmıştır. Aynı mantık kozmetik bakıma da uygulanabilir. REGEN-16 geliştirme programı, aynı anda yaşlanmadan sorumlu 16 mekanizmayı hedefleyerek IDC cilt bakımı serisinin kalbini oluşturur. Dermatolog ve diğer kozmetik uzmanlarının gözetiminde çeşitli klinik çalışmalar sonucunda 2 bilimsel makale yayınlanmıştır:

“Cosmetics and Toiletries(Kozmetik ve Makyaj Malzemeleri)” (Regen-16 teknolojisi üzerine bir çok uluslararası çalışmanın özeti) ve “Personal Care (age spots) (Kişisel Bakım, yaşlılık lekeler)i”. Bu çalışmaların özetinde her parametre üzerinde önemli klinik iyileştirme gözlenmiştir. (ince çizgiler, kırışıklıklar, daha iyi cilt nemi, bütün verimlilik vb.)

21- Regen 16 içerisindeki aktif maddeler; besinlerde de var mıdır? Beslenme haricinde sadece bu maddeleri içeren Regen 16 lı ürünlerinizi kullanarak, cilt bakım tedavisinde etkin sonuçlar almak mümkün müdür?
Omega-3, CoQ10 gibi bazı aktif maddeler yiyecek veya vitamin takviyelerinde(neuraceutical) bulunabilir. Şu bir gerçektir ki iyi beslenen birisi direk yararlarını cildinde görebilir. Ancak, REGEN-16’yı geliştirmek uzun yıllar aldı. Teknolojinin stabil, güvenli ve etkili olması oldukça zor bir görevdir. Şu anda REGEN-16’yı tekrar yaratma aşamasındayız, besin takviyeleri olarak, çünkü biliyoruz ki cilt içeriden alınan(gıda/takviye) ve dışarıdan uygulamalara (IDC™serisi gibi aktif dermokozmetik ürünler) iyi cevap verir.
22- Uçuş ve ileri seviye sualtı dalış lisansı ile tekvando da siyah kuşak sahibisiniz. Bunlar vücudunuza ya da mesleki yaşamınıza ne gibi katkılar sağlıyor?
Uçuş, dalış tekvando, bütün bu tutkular benim profesyonel kariyerimi tanımlayan ilgilerimi bağlantılıdır: yenilikler, buluşlar, ve kontrol. Uçarken ya da denizde derinlere dalarken, dünyayı eşsiz bir vizyonla görme ayrıcalığına sahip oluyorum, bir vizyon ki sonsuz ihtimalleri görmemi ve düşünmemi sağlıyor. Dövüş sanatları ve medistasyon bana dinginlik ve elementler üzerine daha iyi kontrol veriyor, Helikopterle uçarken, denizde derinlere dalarken, ya da araştırma yaparken, anti-aging bir buluş geliştirirken gerekli olan bir kontrol.
23- Sağlık alanındaki hayır işlerine ayırdığınız 2 milyon $’lık bir fonunuz var. Daha fazla yatırım ve araştırma ile sağlıklı yaşamanın ve yaşlanmanın önüne geçilebileceğini düşünüyor musunuz?
Evet. Sağlık bir çok faktörden etkilenir. Bazılarını kontrol edemezsiniz, genetik gibi, fakat yaşlanmayı önlemek için yaşam stilinizde değişiklikler yapabilirsiniz. Bu, insanlara genç kalmalarını sağlamak için yaşam stillerini değiştirdiklerinde genç kalabileceklerini vaat etmek anlamına geliyor. Bunu başarabilmek için, toplum sağlığına katkıda bulunarak yaşlanmayı engelleyen yeni ürünler ve bunların araştırmaları üzerine daha çok yatırım yapmalıyız.